Türkiye, 2025 yılında otomotiv sektöründe hareketli bir yıl geçirdi.Peki otomotiv piyasasını 2026 yılında ne bekliyor?
2026 otomotiv piyasasını Haber Global’den Sibel Gülersöyler’e değerlendiren İstanbul Motorlu Araç Satıcıları Derneği Başkanı Hayrettin Ertemel, “Maliyetler, döviz kuru ve vergiler gibi ana faktörler düşünüldüğünde fiyatların düşmesini beklemek gerçekçi görünmüyor. 2025 yılının 11 aylık döneminde otomobil fiyatları yüzde 15-20 oranında artış gösterdi. Öte yandan etiketlere yansıyan artış oranlarının enflasyon seviyesinin altında kalarak, fiyatların reel bazda gerilediğini söylemek mümkün. Fiyatları belirleyen parametreler benzer seyirde devam ederse, 2025 yılındaki fiyat seyrinin benzeri 2026 yılında da görülebilir. Yani yıllık bazda benzer artış oranlarının görülmesi olası” dedi.
Ertemel, “Gelecek dönemi bu şekilde değerlendirdiğimizde kısa vadede otomobil almak isteyen vatandaşlarımız beklemek yerine ikinci el ve sıfır otomobil alımlarını gerçekleştirmeleri daha rasyonel olacaktır” tavsiyesinde de bulundu.
Otomotiv Uzmanı Erol Şahin, 2026 yılının otomotiv anlamında bilinmez bir yıl olacağını belirterek, “Tüketici açısından da zor bir yıl olacak çünkü araçlar üzerindeki vergi yükünün arttığı bir dönemdeyiz. Elektrikli araçların payı artık otomotiv pazarı içerisinde yüzde 15 16 seviyesine kadar yükseldi. Bu da araç fiyatlarına doğrudan etki ediyor” şeklinde konuştu.
Tüketici açısından araca ulaşımdaki en önemli unsurun taşıt kredisi olduğunun altını çizen Şahin, tüketici açısından araca ulaşımdaki en önemli unsurun taşıt kredisi olduğunu belirterek, “Taşıt kredilerinde, 400 bin liraya kadarki araçlarınızda en fazla yüzde 70 kredi 48 ay taksitle veriliyor. Bu rakama ise motosiklet alınması dahi zor. En ucuz araçlar ise 1 milyon 200 bin ile 2 milyon arasında. Bu rakamların da yüzde 20’si kadar krediyi 12 ay vadeli alabiliyorsunuz. Tüketiciyi bu rakamlar da zorluyor ve araca ulaşımı zorlaşıyor” ifadelerini kullandı.
En uygun araçların 2026’da ortalamasının bir milyon olacağı öngörüsünde bulunan Şahin, “Otomobil, hala yatırım değerini korumakta. Tüketici açısından araç hala birikimlerinin değerlendirilebileceği bir yatırım aracı olarak görülmeye devam ediyor. Bu da pazarı diri tutmaya devam edecektir. Yani yine 1 milyon bandının üzerinde bir pazarla karşı karşıya kalacağız ama tüketici açısından araca ulaşım zorlaşabilir” diyerek değerlendirmelerini noktaladı…